• Anasayfa
  • |
  • DTO EKIM 2004 AYI BASIN BÜLTENI

DTO EKIM 2004 AYI BASIN BÜLTENI

Sayın Üyelerimiz, DTO AB Bülteni Ekim 2004 AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ OECD: TÜRKİYE İŞLEYEN PİYASA EKONOMİSI OLMA YOLUNDA DOĞRU YÖNDE: 21 Ekimde yayınlanan rapora göre, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), Türkiye’nin 2000-2001 ekonomik krizinden bu yana gerçekleştirilen ekonomik reformlarından büyük çapta tatmin olmuş gözüküyor. 180 sayfalık OECD ekonomik raporunda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği şartlarından biri olan işleyen piyasa ekonomisi olma yolunda doğru yönde olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Türkiye için ekonomisini daha güçlü ve sürdürülebilir iş zengini büyüme politikası güden bir ekonomiye çevirmek adına fırsat penceresinin açıldığı söyleniyor. OECD raporu ayrıca, Türkiye ekonomisinin yılda % 7 ‘nin üstünde bir oranda büyüme trendi potansiyeline ve bugün OECD içerisinde en hızlı büyüyen ekonomiye sahip olduğunun altını çiziyor. OECD, Türkiye’nin kısa vadedeki görevinin 2001 yılında % 54, 2003 yılında % 25, 2004 yılının ilk yarısında %12, 2005 de muhtemelen tek haneli rakamlarda beklenen enflasyonun engellenmesi olduğu görüşünü savunurken, orta vadede ülkenin net açığının Gayri safi milli hasıla oranına yani şu andaki %70 seviyelerinden 2008 sonu itibariyle %55 seviyelerine doğru düşürülmesi için çaba sarf edilmesi gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca, ülkenin Makro-ekonomik alandaki gelişmelerini ve güven oluşumunu teyit etmesine rağmen devletin merkez kamu hizmetlerinin geliştirilmesi, özelleştirilmenin arttırılması ve vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi konularında yapılması gereken daha çok şey olduğunu ifade ediyor. OECD ayrıca, en son Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa Birliği Katılım müzakerelerinin başlatılması yönündeki tavsiyesinin Uluslararası bağların güçlendirilmesini vaat ettiğini ve bununda Türkiye’nin yeni ekonomik rejimine geçişinde temel olabileceğini savunuyor. KATILIM MÜZAKERELERİNİN 17 ARALIKTA BAŞLATILMASI KONUSUNDA ÜLKELER BÖLÜNDÜ Komisyonun 6 Ekim’deki Türkiye ile müzakerelere başlamasını öngören önerisinin ardından, kimi üye ülkeler bu konuda desteklerini belirtirken diğerleri de kuşkularını ifade etti. İngiltere ve İrlanda; ayni zamanda (Macaristan hariç) yeni üye ülkelerin çoğunluğu da dahil olmak üzere Türkiye’nin üyeliğinin önde gelen savunucuları durumundadır.Türkiye ile müzakerelere başlama olasılığı Finlandiya, İtalya ya da İsveç’te çok fazla tartışmalara neden olmamış, hatta İsveçli liderler Komisyonun raporunu memnuniyetle karşılamış ve gelecek yılın başında katılım müzakerelerinin başlatılması isteminde bulunmuşlardır. Diğer ülkelerde ise durum tartışmalıdır. Danimarka, Fransa ve Avusturya’da hem hükümet hem de kamuoyu Türkiye’nin katılımına karşı kuşkucu durumdadırlar. Fransa ve Avusturya bu duruma en güçlü şekilde karşı çıkanlar arasında yer almaktadır. Fransa’da hem sol (%52) hem de sağ (%76) Türkiye’nin katılımına karşı çıkmaktadır. Ayrıca, 11 Ekim Luxemburg’da Genel İşler Konseyi boyunca, Avusturya Türkiye’nin katılımına dair ciddi kuşkularını yinelemiştir. Politikacıların birçoğu gibi, Avusturya halkının %76’si Türkiye’nin üyeliğine itiraz etmektedir. Danimarkalılara gelindiğinde ise, insan hakları (%44), dini prensipler (%19) gibi sebeplere bağlı olarak, halkın %49’u Türkiye’nin katılımına karşı, %31’i ise katılımdan yanadır. Alman liderler Türkiye’nin üyeliğini desteklerken, Alman kamuoyu bu konudaki fikir ayrılığını sürdürmektedir. Bazı konular hala belirsizliğini korumasına rağmen, Yunanistan ve Kıbrıs da ayrıca Türkiye’nin katılımına sıcak bakmaktadırlar. Polonya’da, Hıristiyan Partilerin Müslüman Türkiye’ye olan karşıtlığını ifade etmelerine rağmen, Hükümet katılım müzakerelerini desteklemektedir. Bu konu hakkında Hollanda da bolünmüş durumdadır. Bazı hususların halen zemini oturtulamamış olmasına rağmen, Yunanistan ve Kıbrıs da Türkiye’nin katılımını desteklemektedir. İspanya ve Portekiz söz konusu olduğunda, her iki ülke de katılım müzakerelerinin başlamasından yana tavır sergilemektedirler. GÜNCEL HABE